Özgür Özel, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin Afyonkarahisar ayağında konuştu.
CHP lideri Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belesiyesi’ne yönelik operasyonlardan önce sosyal medya hesabına bomba görseli ile “Ankara’da milyarlık vurgun patlıyor” yazısını paylaşan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e ve oğlu AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek’e sert tepki gösterdi. Özel, “Adam dememek lazım da bozuk tohumun babasının 97 dosyası var. Kapağını açıp bakan yok. Sonra Mansur Başkan gibi namus timsali adama laf ediyorlar. Bir de bomba koymuş hesabına. Demek ki neymiş bu operasyon siyasiymiş. Bozuk tohumun kanalından diyorlar ki 2. dalga gelecek. Ankara Adliyesi’nin namuslu savcılarına sesleniyorum bu bozuk tohumun adliyede ne işi var? Bu bilgilerin bozuk tohumda ne işi var? Eğer adalet bu bozuk tohuma, babasına kaldıysa memleket yandı demektir!” dedi. Silivri’de tutuklu bulunan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle Türkiye’nin har hafta başka bir ilinde düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitiglerinin 57’ncisi Afyonkarahisar’da gerçekleşti. Özel, Erdoğan-Trump görüşmesine ilişkin olarak, “Gitti Amerika’ya görüşmeyi yaptı. Boeing’in b’si var ama maalesef Gazze’nin G’si yok. Çünkü bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. Erdoğan’ın dostu Trump’tır. Trump’ın dostu Netanyahu’dur. Erdoğan Netanyahu’nun dostudur nokta!” dedi. Özel’in konuşmalarından satır başları şu şekilde:
“SABRETTİK, ÇALIŞTIK, HATAYI KENDİMİZDE ARADIK, DOĞRU ADAYI BULDUK”
“Biz bugün buraya Afyon’un vicdanına sığınmaya geldik. Biz bugün burada bir miting yapmaya değil, hak için, hukuk için, demokrasi için bir büyük eylemi yapmaya geldik. Miting olunca Afyon’da bu meydana tüm partiler geliyor. Birileri meydanlardan kaçarken, kalabalıklardan korkarken ‘Gücü, icazeti milletten değil Amerikalarda arayayım’ derken. Buraya milli iradeyi, milletin gücünü göstermeye ‘Patron benim ben seçerim, kim dersem o yönetir diyenler’ gelmiş. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. 1950’den beri Afyon’da belediye seçimleri yapılıyor. Tam 15 kez sandık başında şehrin kime emanet edileceğine Afyonlular karar verdi. 15 kez kazanamadık biz. 15 kez kaybettik ama dönüp de Afyon’a küsmedik. Sen doğrusunu bilmiyorsun, doğrusunu bilmiyorsun demedik. Sen bilmezsin. Bu şehri yöneteceği millet karar vermez, biz karar veririz demedik. Sabrettik, çalıştık, hatayı kendimizde aradık, doğru adayı bulduk. Afyon’un önüne koyduk, seçimleri kazandık. İşte İşte genel başkanı olduğumda grup başkan vekilim olan mecliste 4 dönem 8 yıl aralıksız birlikte görev yaptığımız, iyi günde kötü günde yan yana durduğumuz, birbirimize sahip çıktığımız, partimize, ülkemize sahip çıktığımız, benim kardeşim sizin evladınız Burcu Köksal…
“BU ÜLKENİN GELECEĞİNİ KURTACAĞIZ, HERKESİN KARNI DOYACAK SÖZ VERİYORUM”
Tayyip Erdoğan’dan kurtulursam emekli maaşım 56 bin lira olur, herkes hesabını böyle yapsın. Bu iktidar sadece zengine iyi gelen bir iktidardır. Bu memlekette en zengin yüzde 20 toplam gelirin yüzde 90’ını geri kalan yüzde 80 sadece yüzde 10’unu alıyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi olarak kimsesizlerin kimsesi olmaya geliyoruz. Siyaset öncelik belirleme işidir. Benim önceliğim bu meydandır. Evlerinde ekran başında bizi dinleyenlerdir. O 19 Mart darbe sürecinde bizim rezevlerimizi, zenginlere, borsadan çıkanlara, yabancı yatırımcılara harcadı. Sen dönüp isteyince yok diyor. O gün harcadığı para 160 milyon dolar. Bu emekliye bir asgari ücret vermek için ihtiyaç olan paranın 100 katı. Size para yok diyenler yalan atıyorlar. Polise mesai vermeden çalıştırıp para yok diyenler yalan atıyor. Jandamanın da polisin de infaz koruma memurunun da çoluğunun çocuğunun geleceği de Erdoğan tarafından haciz altındadır. Bu ülkenin geleceğini kurtacağız. Herkesin karnı doyacak söz veriyorum. Erdoğan’ın kendine çalıştığı yetmedi, zenginlere çalıştığı yetmedi şimdi de eldekini avuçtakini bırakıp Trump’a çalışıyor. Trump’a giderken hediye yaptırmış. O paketin içinde, 225 tane Boeing uçak, sıvılaştırılmış gaz, makyaj malzemesine kadar tamamının gümrük vergilerini sıfırladı. Senin ürettiğinde vergi var ama Amerikan’dan gelen ucuz kalıyor kapış kapış gidiyor. Türk üretimine en büyük kazık.
“TRUMP, 19 MART DARBESİNİ GÖRÜNCE ‘BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI’ DEMİŞTİR”
Gitti Amerika’ya görüşmeyi yaptı. Boeing’in b’si var ama maalesef Gazze’nin G’si yok. Çünkü bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. Erdoğan’ın dostu Trump’tır. Trump’ın dostu Netanyahu’dur. Erdoğan Netanyahu’nun dostudur nokta! Biz Netanyahu’ya düşmanız. Filistin’e dostuz. Biz Bülent Ecevit 3. Cumhurbaşkanımız Bülent Ecevit. Yaser Arafat’a nasıl destek verdiyse Mahmut Abbas’a o desteği veririz. Biz Deniz Gezmiş ve arkadaşları Filistin’e nasıl destek verdiyse Filistin’e o desteği veririz. Ama işi gelince milli görüşçü olan işi gelince milli görüş gömleğini çıkaran işine gelince Filistin davası benim davam diyen ama şimdi gidip Netanyahu’ya Savaş kahramanı diyen Trump’la öğle yemeği yiyen Erdoğan’dan Filistin’e dost olmaz. Sumud filosunu deniz kuvvetleri korumalıdır. Türkiye Fislitin’e sonuna kadar sahip çıkmalıdır. Her şey bittiğinde masum Gazzeliler tepelerine yağan bombaları belki unutacaklar ama Netanyahu’nun dostu Trump ile şakalaşan ve kendilerini unutan Erdoğan’ı asla affetmeyecekler!
Trump, 19 Mart darbesini görünce “bizim çocuklar başardı” demiştir.
“TÜM SİYASİ TUTUKLULARA ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ”
İpek Elif Atayman, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çalışanı. Görevini yapmış, geçtiğimiz yıllarda devretmiş. Bir takım iftiralarla ifadeye çağrılmış. Önüne kağıt sürmüşler. Demişler ki eğer bunu, bunu, bunu böyle söylersen serbest kalırsın. Evladına, ailene kavuşursun. O demiş ki doğru bildiğimi söylerim. Bilmediğimi söylemem. Ailesi zorluk içinde. Siz Afyonlular olarak çok misafirperversiniz ama biz bu zorunlu misafirliğin bitmesini istiyoruz. Tüm siyasi tutuklulara özgürlük istiyoruz. Bir an önce iddianameyi bekliyoruz. Bu hafta Mansur Başkan’ımıza saldırı başlattılar. Ekrem Başkan da Mansur Başkan da bu milletin gönlünde yer tutmuştur, arkalarında halk vardır. Onları kimseye kurban etmeyiz. Sayıştay gelmiş denetlemiş kusur görmemiş, müfettişler gelmiş hiç kusur görmemiş. Mansur Başkan iç denetleme yapmış tek kuruş yolsuzluk çıkmamış. Bir kişide Melih Gökçek’ten kalma bir memurda kusur çıkmış onun hakkında işlem yapılmış. Bu kişiyi şimdi itirafçı yapmışlar. Etrafa kara çalıyor. İftira ettiği kimsenin hesbaında bir hareket yok bunda var ama bunun üzerinden tertemiz insanları suçluyorlar. Pardon yanlış yaptık diyemedikleri için oraya ‘zimmet suçu şüphesi’ yazmışlar.
EĞER ADALET BU BOZUK TOHUMA, BABASINA KALDIYSA MEMLEKET YANDI DEMEKTİR!
Tertemiz insanlara kara çalıp Mansur Başkan’a ulaşmaya çalışıyorlar. Adamın, adam dememek lazım da bozuk tohumun babasının 97 dosyası var. Kapağını açıp bakan yok. Sonra Mansur Başkan gibi namus timsali adama laf ediyorlar. Bir de bomba koymuş hesabına. Demek ki neymiş bu operasyon siyasiymiş. Bozuk tohumun kanalından diyorlar ki 2. dalga gelecek. Ankara Adliyesi’nin namuslu savcılarına sesleniyorum bu bozuk tohumun adliyede ne işi var? Bu bilgilerin bozuk tohumda ne işi var? Eğer adalet bu bozuk tohuma, babasına kaldıysa memleket yandı demektir! Bozuk tohumun babası ve ondan sonra gelenler aynı paraya 80 etkinlik ilk yapmış. Bizimkiler 426 etkinlik yapmış. Burada aynı paraya 5 kat iş yapana laf söyleyeceksin hamuduyla götüreni Ak Partili diye ellemeyeceksin. Yazıklar olsun böyle adalete. Ayrıca Ayrıca milletimize şikayet ediyoruz. Ayrıca Mansur Başkana Ankara Büyükşehir’e bu haksız operasyon Sayıştay bir şey bulmamış. Müfettişler bulmamış. Kendileri bulmamış. Bu haksız operasyon yapılırken Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı dezenformasyon mücadele birimi bütün gazetecilere temsilcilerin olduğu WhatsApp sayfasına Mansur Yavaş’ı suçlayan gerçek dışı soru cevaplar yollayıp basında bunların yer almasını sağlıyorlar.
“BUNUN HESABINI ER YA DA GEÇ VERECEKSİNİZ, ER YA DA GEÇ”
Buradan Erdoğan’ı uyarıyorum. Buradan İletişim Başkanını uyarıyorum. Cumhurbaşkanlığının imkanlarını bir partinin lehine kullanıyorsun yetmedi. Bir partinin aleyhine kullanıyorsun yetmedi. Utanmadan namuslu insanlara kara çalmak için kullanıyorsunuz. Bu millet bunu görür. Bunu bilir. Bunu unutmaz. Bunun hesabını er ya da geç vereceksiniz. Er ya da geç İcazeti Trump’tan alan, meşruiyeti Trump’tan alan Erdoğan belki diplomayı da Trump’ta arıyor olabilir. açıkca söyleyeyim, Erdoğan’ın Ekrem Başkan’ın diplomasına saldırma nedeni boşa değil. Milli takım kazanırken kim gurur duyuyorsa Türkiye ittifakındadır. Filenin Sultanları İstiklal Marşı çaldırırken kimin gırtlağı düğümleniyorsa Türkiye İttifakı’dır. İşte biz milletine güvenen bayrağını seven, milletini seven ve kurulduğu günden beri aynı yerde duranlarız. “Ekrem Başkanımızı içeriden çıkarmak için de Cumhurbaşkanı yapmak için de sadece halka millete size güveniyoruz” Bir tarafta partisinin kadın kollarına gençlik kollarına güvenmeyen bunun için yargı kolları kuran bunun için bu memlekette bir baş savcıyı yargı kolları başkanı ilan eden ümidini milletten kesen meşruiyeti halkta değil yurt dışında Amerika’da arayanlar varken bir taraftan bu ülkenin yarınlarını bu meydanlarda arayan sizler varsınız. Ben sadece ve sadece size güveniyorum. Ekrem Başkanımızı içeriden çıkarmak için de aday etmek için de Cumhurbaşkanı yapmak için de ne yurt dışına güveniyoruz ne bir başkasına sadece ve sadece halka millete size güveniyoruz. Ben de buradan Erdoğan’a sesleniyorum ne yaparsan yap 28 buçuktan 29 Erdoğan seni orada artık oturtmam, oturtmayacağız. Ama ben seni oturduğun koltuktan kaldırmak için hakimlere savcılara güvenmiyorum. Polise askere güvenmiyorum. Ben sadece ve sadece millete demokrasiye güveniyorum. Sen bizi oturduğumuz koltuktan kaldırmak için bir savcıya görev vermişsin. Bizi milletin oturttuğu koltuktan partimizin oturduğu koltuktan sadece partimiz sadece milletimiz kaldırabilir. Bu millet seçtiğini seçer seçtiğine sahip çıkar Hodri Meydan!”


