Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığı ve nihayet kamuoyuna tanıttığı yeni Hatay Valiliği logosu, hem içerdiği derin anlamlarla hem de şehrin kimliğine gösterilen saygıyla öne çıkan bir çalışma oldu. Bu logo, sadece grafik bir tercih değil; Hatay’ın tarihini, acılarını, umudunu ve yeniden doğuşunu tek bir imgeye sığdıran bir hafıza mühendisliğidir.
Ancak ne yazık ki, her güzel işte olduğu gibi bu çalışmaya da bilmeden, araştırmadan, sadece duymalara dayanarak eleştiriler yöneltenler çıktı. Hatay Valiliği binasının Fransızlar tarafından yapıldığı iddiası bunun en çarpıcı örneği. Tarih bilmeyenlerin sosyal medya üzerinden ahkam kesmesine, Hatay’ın asırlık hafızasına gölge düşürmesine müsaade edemeyiz.

Bu binanın projelerini 1928 yılında Halepli ustalar çizmiş, taşlarını Antakyalı taş ustaları döşemiştir. Harcında Fransız değil, Antakyalı ustaların alın teri vardır. Bu kadar açık bir gerçek dururken “Fransız yapısı bina logoya neden kondu” diyerek ortaya çıkmak, sadece cehaletin değil, emeğe saygısızlığın da göstergesidir.
Hiç kimse bu kadar büyük emekle hazırlanan ve Valilik bünyesindeki uzman ekiplerin aylarca çalışarak ortaya çıkardığı bu logoya leke süremez.
Vali Mustafa Masatlı’nın liderliğinde yürütülen bu çalışma, Hatay’ın hafızasını yeniden inşa eden bir devlet ciddiyetinin ürünüdür. Masatlı’nın hem bilimsel hem de kültürel temellerle hazırlattığı bu logoyu eleştirmek, ancak konuyu bilmeyenlerin yapacağı bir iştir. Bu şehir depremle yıkıldı, ama kültürel hafızasını ayağa kaldırmak için çabalayan yöneticilerine çamur atmak kimseye yakışmaz.

Hatay basını olarak bizlere düşen görev ise açıktır:
Bu tür itibar suikastlerine karşı dimdik durmak, doğruları yazmak, emeğe sahip çıkmaktır. Tarihini bilmeden konuşanlara değil, tarihî emekleri geleceğe taşıyanlara kulak vermek gerekir.
Gelelim logonun içerdiği güçlü ve anlamlı detaylara.
Vali Masatlı’nın tanıtımını yaptığı yeni logo, yalnızca bir sembolden ibaret değil; Hatay’ın bin yıllık medeniyet birikimini, Cumhuriyet’e bağlılığını ve 6 Şubat sonrası yeniden ayağa kalkma iradesini temsil eden zengin bir anlatı taşıyor.
1939 ibaresi, Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katıldığı yılı yansıtırken; çemberi saran 16 yıldız, köklü devlet geleneğimizi simgeliyor. Tarihi Valilik binasındaki saat 04.17’ye sabitlenerek depremde kaybettiklerimize bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Osmanlı-Selçuklu motifli burgulu çember, güneşi temsil eden yay formu, ay-yıldız ve zeytin dalları ise Hatay’ın tarihsel, kültürel ve coğrafi kimliğini bütün yönleriyle ifade ediyor.
Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, ortaya yalnızca estetik bir logo değil; Hatay’ın kimliğini taşıyan bir mühür çıkıyor.
Valimiz sayın Mustafa Masatlı’nın ortaya koyduğu bu çalışma, Hatay’ın geleceğine bırakılan bir kültür armağanıdır. Bu armağana sahip çıkmak da bu şehirde yaşayan herkesin görevidir. Eleştiri yapılacaksa bilgiyle yapılır; cehaletin şekillendirdiği tepkilerle değil.
Hatay’ın ruhu, tarihi ve geleceği bu logodadır. Bu gerçeği görmek için sadece biraz tarih bilmek yeterlidir.


