6 Şubat depremlerinin ardından farklı illere göç etmek zorunda kalan Hataylı vatandaşlar, yetkililerin “Hatay’a dönün” çağrılarına Hatay’ın yolları, merkezi, konutları tamamlanmamışken biz şehre nasıl dönelim” şeklinde tepki gösterdi.
Yaklaşık dört yıla yaklaşan yeniden inşa sürecine rağmen özellikle Antakya kent merkezindeki yaşam koşullarının yeterince normale dönmediğini savunan vatandaşlar, “Önce yaşanabilir bir şehir oluşturun, sonra dönmemizi isteyin” diyerek yaşadıkları hayal kırıklığını dile getirdi.
“GERÇEKLER EKRANLARDAKİ GİBİ DEĞİL”
Depremin ardından eğitim, iş ve barınma gibi nedenlerle Türkiye’nin farklı şehirlerine yerleşen çok sayıda Hataylı, doğup büyüdükleri kentin son durumunu görmek amacıyla belirli aralıklarla Antakya’ya geldiklerini söyledi. Kent merkezini gezen vatandaşlar, televizyonlarda ve sosyal medya platformlarında tamamlanmış gibi gösterilen projelerin önemli bölümünün henüz kaba inşaat aşamasında olduğunu, birçok binanın iç düzenlemelerinin tamamlanmadığını öne sürdü. Vatandaşlar, “Ekranlarda yükselen binaları görüyoruz ancak geldiğimizde çoğunun tamamlanmadığını görüyoruz. Şehrin gerçek durumu anlatıldığı gibi değil.” ifadelerini kullandı.
“HAYAT HENÜZ NORMALE DÖNMEDİ”
Antakya’nın özellikle kent merkezinde yaşamın halen eski düzenine kavuşmadığını dile getiren vatandaşlar, trafik yoğunluğunun arttığını, yolların bozuk olduğunu ve birçok bölgede altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Saray Caddesi ve tarihi Antakya çarşısı çevresinde depremin izlerinin hâlâ görülebildiğini ifade eden vatandaşlar, bazı bölgelerde enkaz görüntülerinin devam ettiğini, şantiye alanları, molozlar, toz ve hafriyat nedeniyle günlük yaşamın olumsuz etkilendiğini savundu. Ayrıca sık yaşanan elektrik kesintileri, su kesintileri ve internet bağlantı sorunlarının da yaşamı zorlaştırdığına dikkat çekildi.
“BU ŞEHRE Mİ DÖNECEĞİZ?”
Yetkililerin farklı illerde yaşayan Hataylılara yönelik “Hatay’a dönün” çağrılarını hatırlatan vatandaşlar, dönüş kararının yalnızca çağrılarla değil, yaşam şartlarının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını söyledi.
Vatandaşlar şu değerlendirmelerde bulundu: “Biz bu şehre mi döneceğiz? İş yok, yeterli ticaret yok, alışveriş yapabileceğimiz alanlar sınırlı. Çocuklarımızın okuyacağı okulların bir kısmı şehir merkezinden uzak. Konut ihtiyacı hâlâ büyük. Yollar tamamlanmamış. Böyle bir ortamda insanlar nasıl geri dönsün?”
“DİĞER DEPREM BÖLGELERİYLE KIYASLIYORUZ”
Vatandaşlar, depremden etkilenen diğer illerde normalleşme sürecinin daha hızlı ilerlediğini düşündüklerini belirterek Hatay’ın ise özellikle kent merkezi açısından beklenen seviyeye ulaşamadığını ifade etti.
“Diğer deprem şehirlerinde hayatın büyük ölçüde normale döndüğünü görüyoruz. Hatay ise hâlâ büyük bir şantiye görünümünde. İnsanlar gezmeye geliyor, gördüklerinden sonra yeniden yaşadıkları şehirlere dönüyor.” görüşünü dile getirdiler.
“ORTAK YÖNETİM DAHA HIZLI SONUÇ GETİRMELİ”
Mahalli idareler seçimleri öncesinde merkezi yönetim ile yerel yönetimin aynı siyasi anlayışta olmasının hizmetlerin daha hızlı ilerlemesini sağlayacağı yönündeki açıklamaları hatırlatan vatandaşlar, bugün gelinen noktada beklentilerinin tam anlamıyla karşılanmadığını savundu. Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin iktidar partisince yönetildiğini hatırlatan vatandaşlar, milletvekilleri, belediye başkanları ve ilgili tüm kurumların koordinasyon içerisinde daha hızlı hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
“ÇAĞRIDAN ÖNCE ŞARTLAR OLUŞTURULMALI”
Hataylılar, şehre dönüşün hızlanabilmesi için öncelikle günlük yaşamı doğrudan etkileyen sorunların çözülmesi gerektiğini belirterek şu talepleri sıraladı:
Şehir içi yolların tamamlanması,
Altyapı çalışmalarının bitirilmesi,
Kalıcı konutların eksiksiz teslim edilmesi,
İş imkanlarının artırılması,
Eğitim ve sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi,
Ticaret ve sosyal yaşamın yeniden canlandırılması,
Elektrik, su ve internet altyapısının kesintisiz hale getirilmesi.
Vatandaşlar, “Hatay bizim memleketimiz. Elbette dönmek istiyoruz. Ancak insanlar sadece ev için değil, yaşayabilecekleri bir şehir için geri döner. Önce yaşam normale dönmeli, ardından yapılan çağrılar karşılık bulacaktır.” diyerek beklentilerini dile getirdi.


