Hatayspor…
Adı bir zamanlar gururdu.
Adı mücadeleydi.
Ama bugün…
Bugün o isim, sahipsizliğin, yalnızlığın ve unutulmuşluğun terk edilmişliğin ismi..
Büyük emeklerle, alın teriyle, inatla ve inançla çıkılan zirvelerden…
Hiçbir direnç göstermeden, hiçbir ders alınmadan, hiçbir sorumluluk hissedilmeden iki yıl içinde dibe vurmak…
Bu bir sportif başarısızlık değildir.
Bu bir çöküştür!.
Süper Lig’deyken omuzlara alınan,
Başarı gelince etrafında kalabalıklar oluşan Hatayspor…
Zor gününde bir başına bırakıldı.
Ne yönetenler sahip çıktı,
Ne söz sahibi olanlar elini taşın altına koydu,
Ne de “bu şehri yönetenler” sorumluluk aldı…
Daha acısı ne biliyor musunuz?
Taraftar bile yoruldu…
İnandığı, peşinden gittiği, uğruna bağırdığı takımı sessizce izler hale geldi.
Duyarsızlık öyle bir noktaya geldi ki,
Hatayspor’un düşüşü bile kimseyi sarsmadı artık.
Oysa bu takım…
Bir zamanlar devlere kafa tutuyordu.
Galatasaray’a, Fenerbahçe’ye, Beşiktaş’a, Trabzonspor’a karşı sahaya korkusuz çıkan bir ruhtu Hatayspor.
Gol kralları çıkaran, adını Türkiye’ye ezberleten bir kimlikti.
Şimdi?
Şimdi o kimlik,
- Lig’in kapısından içeri girerken kimsenin umurunda değil.
İsimler önemli değil.
Koltuğunda oturanlar, gelip geçenler…
Hiçbiri kalıcı değil.
Ama Hatayspor…
Bu şehrin ortak buluşma noktasıydı..
En büyük acı ise şu;
Kimse artık “Ne yapabiliriz?” diye sormuyor.
Kimse çözüm aramıyor.
Kimse sorumluluk hissetmiyor.
Bu gidişatın sonu bellidir.
Bugün 2. Lig…
Yarın 3. Lig…
Ve böyle devam ederse, çok değil iki yıl sonra amatör küme…
Bu bir kehanet değil.
Bu, bağıra bağıra gelen bir çöküşün açık ilanıdır.
Hatay…
Ne yazık ki hiçbir zaman takımına hak ettiği değeri vermedi.
Süper Lig’deyken bile bunun kıymeti bilinmedi.
Bu şehir…
Bir Bursa olamadı.
Bir Eskişehir olamadı.
Bir futbol şehri olamadı.
Çünkü bu şehirde,
Takımın önüne her zaman başka hesaplar kondu.
Menfaatler, aidiyetin önüne geçti.
Ve sonuç?
Hatayspor, çıkar hesaplarının altında ezildi.


